Haseki Külliyesi, Medrese ve Sıbyan Mektebi

Haseki Külliyesi, Medrese ve Sıbyan Mektebi

kursun plan

Eğitim yapıları kapsamında medreselere yer vermemiş olduğumuz eleştirisi üzerine Haseki Külliyesi bünyesindeki medrese ve sıbyan mektebi üzerine yazmaya karar verdik. Bu vesileyle Facebook sayfamızdaki önerilerinden dolayı takipçilerimize teşekkür ettiğimizi ve değerli öneri ve görüşlerini dikkate aldığımızı bildirmek isteriz. Mitademo, yazarının Haseki Külliyesi DF Mimarlık tarafından yapılan rölöve, restitüsyon ve restorasyon çalışmalarında yer almasından ötürü Külliye ilgili bir şeyler bilmekte ve buradan aktarmaktadır.

Also in English.

İstanbul İli, Fatih ilçesi, Haseki semtinde yer alan Haseki Cami ve Külliyesi, Kanuni’nin ünlü hasekisi(haremde en sevdiği kadın) Hürrem Sultan tarafından Mimar Sinan’a 1538-1539 yılları arasında yaptırılmış olup, Sinan’ın ilk eserlerindendir.

Plan Vaziyet

İstanbul’daki 1918 yangını ile 1894 depreminden zarar gören cami her seferinde yeniden onarılmıştır. Haseki Camisinin medrese, darüşşifa ve imaretten oluşan külliyesi, Haseki Caddesi tarafında ikiye bölünmüş olup, caddenin güneyinde kalan cami Cerrahpaşa Mahallesinin kuzeyinde diğer bölümler ise Nevbahar mahallesinin sınırları içinde yer almaktadır. Yapılar Osmanlı klasik dönem mimarisini yansıtır.

Külliyenin genel planlamasına bakıldığında Haseki Sultan Cami-Medrese-Mektebine göze çarpan ilk nokta yerleşmenin dağınıklığı olmaktadır. Burada ne İstanbul Fatih ve Gebze Çoban Mustafa Paşa Külliyelerinin merkezi planlaması, ne Edirne ve Amasya II. Bayezid Külliyelerinin dik açılı, üçlü yerleşim sistemi, ne de İnegöl İshak Paşa ve Afyon Gedik Ahmet Paşa Külliyelerinin cami ve medreseleri arasında bulduğumuz uyumlu geometrik düzenleme vardır. Bunun nedeninin kadastral zorlamalar ve mahallenin yoğun yapılaşma olduğu, parçalı etap etap inşaatlara girişildiği söylenebilir.

DSCN1744

Önce tek kubbeli bir küçük cami ile başlayan bu yapı grubu, bir yıl sonra eklenen klasik planlı (ana bir avlu etrafında dizilmiş arkadlı alan ve odacıklar) bir medrese ve sıbyan mektebi ile büyütülmüş, Şehzade Külliyesinin bitiminden ve Süleymaniye Külliyesinin yapımından hemen önce sur içindeki bu alana olan yerleşimin artması ile bir aşevi ve darüşşifa ile büyük bir sosyal merkez haline dönüştürülmüştür. Haseki Külliyesi bazı araştırmacılar tarafından Mimar Sinan yapıları arasında gösterilmez. Bunun nedeni yapının Sinan yapıları listesinde olmamasıdır. Sinan 1538’de baş mimar olmuştur. Külliyenin Sinan’ın kalfalarından biri tarafından onun gözetiminde yaptırıldığı da söylenebilir. Kanuni’nin gözdesinin adını taşıyacak yapıların İmparatorluğun baş mimarı tarafından yapıldığının düşünülmesi de yaygındır. Evliya Çelebi, caminin Avratpazarı’nda (Haseki ile Cerrahpaşa arasında, eski Arkadios Forumu çevresi) yapılmış olmasının, Kanuni’nin karısına gösterdiği bir incelik olduğunu yazar. Bu yapı kompleksinin, baştan tasarlanmış olmayıp, Sinan’ın Şehzade ve Süleymaniye külliyeleri ile ilgili çalışmaları olanak verdikçe, etaplar halinde yapılmış olduğu söylenebilir. 16 yy.’ın başında bu mahallenin oldukça yoğun bir yerleşme alanı olduğu, bütün bu yapıların konut alanı içinde çok sıkışık ve düzensiz yerleşmesinden anlaşılmaktadır. Bugün de Haseki çevresi dar sokaklı karışık sıkışık bir alandır.

vaziyet-Model-vaz1

Cami duvarlarla çevrilmiş darüşşifa, medrese, sıbyan mektebi ve imaretin dışında kalmaktadır. Özgün mimarisi bozulmuş olduğu ve konumuzun dışında kaldığı için bu yazıda camiye değinilmeyecektir.

MEDRESE

Caminin karşısına gelen medrese üç tarafı odalarla çevrili revaklı bir avludan oluşan klasik bir yapıdır. 1551 tarihli vakfiyesi, külliye tamamlandıktan sonra yazılmıştır. Haseki Sultan medresesi çepeçevre revaklı bir avlunun üç yanına yerleştirilmiş kubbeli birimlerden meydana gelir. Ana kapı sokak cephesinin merkezine, dershane avlunun karşı tarafında yine orta yere konulmuştur. Dershanenin iki yanından başlamak üzere sağda ve solda binanın ön cephesine uzanan oda dizileriyle medrese simetrik bir kuruluşa sahiptir. Alttaki fotoğraflarda medresenin ve darüşşifanın çatı ve kubbeleri görülmektedir.

Medrese1-38 DSCN1439

HASEKİ-MEDRESESİ-055 HASEKİ-MEDRESESİ-060

Kare avlu her cephede beş kemerli revaklarla çevrelenmiş, dershanenin önündeki yüksek ve oluklu tromplara binen kubbeli göz dışında tüm gözler pandantiflere oturan kubbelerle örtülmüştür. Revakın kemerleri bir aşırı kırmızı ve beyaz taştan, sütunları mermer, somaki ve granitten yapılmıştır. Sütun başlıklarından dördü nilüfer çiçeği deseninde, geri kalanlar baklavalıdır. Kemeri kırmızı ve beyaz mermerden geçmeli olan ana kapı zambak motifli bir alınlıkla taçlanmıştır.

Medresenin ana kitlesinden dışarı taşan dershane, çapı 6.80 m., döşemeden yüksekliği 11.40 m. olan bir kubbe ile örtülüdür. Dershane 10 pencereden ışık alır. Kapının sağında ve solunda birer alt, karşısında iki alt iki üst, yan cephelerde yine iki katlı birer pencere vardır. Alt pencereler sağır kemerli, üst pencereler alçı şebekelidir. Aynı sistem, köşe odaları dışında iki alt ve bir üst olmak üzere düzenlenen talebe odaları pencerelerine de yansıtılmıştır. On altı talebe odasının her biri kubbelidir ve hepsinin içinde birer ocak bulunur. Avlunun iki yanında oda dizileri arasında karşılıklı iki dar hacim yer alır. Beşik tonozlu dar hacimlerden doğudaki loş bir hücre, batıdaki, eskiden helaların bulunduğu bahçeye açılan dehlizdir. Söz konusu bahçe sıbyan mektebinin önünde küçük bir oyun alanı şeklinde tasarlanmıştır.

medrese plan-Model

medrese gör

SIBYAN MEKTEBİ

Sıbyan mektebi ise kare ve düz tavanlı bir oda ile, aynı büyüklükte kemerli bir revakla çevrili bir sofadan (ya da hayat) oluşmaktadır. Hayata 5 basamak merdivenle iki yönden çıkılır ve burası açık dershane olarak kullanılır. Hayatın karşısında mektep için özel olarak düzenlenmiş gibi gözüken küçük bir bahçe bulunur. Bahçenin ortasında küçük bir havuz bulunur. Havuzun çarpıcı yanlarından birisi tüm külliye zemininden toplanan suyun çörtenle havuza akmasıdır. Sıbyan mektebinin diğer bir girişi dışarıdandır. Bugün kapalı olan bu girişin çarpıcı bir saçağı bulunmaktadır. Bu kapının medrese ve sıbyan mektebine özel olarak yapıldığı düşünülmektedir. Taş duvar üstüne oturan ahşap konstrüksiyon ön cepheden gelen büyük çatının döndürülerek orijinal bir şekilde bitiş ve saçak oluşturması ile özgün bir detay yaratmaktadır.

sibyanrolove-1

Yapının duvarları sokak cephesinde düzgün küfeki taşı, iç tarafta moloz taş, açık dershanenin kemerleri tuğla, kemerlerin bastığı nilüfer çiçeği başlıklı sütunlar granit ve mermerdir. Binanın üstü dört yüzeyli bir oturtma çatı ile örtülüdür. Açık bölümleri yağmurdan korumak amacı ile ahşap çatının sütunlu cepheler üstünde dışarı taşırılması ve enli saçağın dış kapının cephesinde döndürülerek duvara saplanan sundurmaya dönüşmesi kayda değer bir ayrıntıdır. Bu mektebin iki kubbeli ve biri açık, diğeri kapalı iki hacimden oluşan bir 15 yy. tipolojisine dayandığı ileri sürülebilirse de (A. Kuran), anıtsal revakı ve düz tavanlı örtüsü ile tek odalı hayatlı bir evin Sinan tarafından özgün bir yorumu olarak da görülebilir. İstanbul’un basit olduğu derecede güzel sıbyan mekteplerinden biridir.

DSCN1158 DSCN1364

Üstte soldan sağa: Haseki Sıbyan Mektebi külliyenin içinden bakışlar. Açık dershane (hayat)ın önünden bakış. Altta soldan sağa: Dışardaki sokaktan medrese ve sıbyan mektebine giriş kapısının üstündeki şemsiye gibi açılan saçak. Sıbyan mektebi ve çatısının metal kaplamalar çalınmadan önceki hali, medrese çatısından çekilmiştir.

DSCN1546 DSCN1652

Sıbyan mektebinin en önemli değerlerinden biri iç mekan tavan kaplamalarıdır. Tavandaki ahşap süslemeler İslam kültürüne özgü ve kaynağı ilk olarak Bursa Camilerinde görülen “kuazi kristalin yapıda” kaplamalardır. Kuazi Kristalin (quasi crystalline structures, bu konuda daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız Orta Çağ İslam Mimarisinde dekagonal ve kuazi kristalin seramikler diye arama yapabilirsiniz, bu konuda en ünlü çalışma Harvard hocaları Peter J. Lu ve Paul J. Steinhardt’a aittir, Decagonal and Quasi-Crystalline Tilings in Medieval Islamic Architecture ) süslemelerin farklı şekilleri (taş süslemeler, çiniler, ahşap bezemeler) Selçuklu mimarisinde ve Özbekistan’daki Timur Hanlığı’nda da görülebilir. Bu son derece kıymetli ahşap kaplamalar (seramik ya da taş bezeme örneklerinde fraktal yapıda süslemeler bulunurken ahşap örnekler daha az bulunmakta ve malzemenin özelliğinden dolayı bunlar daha zor korunabilmektedir, bu nedenle çok kıymetlidir.) daha  biz DF Mimarlıkta rölöve ve restitüsyon çalışmalarını yaparken iyi durumda değildi. Bunun nedeni sıbyan mektebinin çatısındaki kaplamaların bir kısmının olmaması ve bu nedenle çatının su almasıydı. Rölöve sırasında yapının durumu nasıl olursa olsun orijinal hali ile çizilmektedir. (yamuksa yamuk, eksikse eksik ki o tarihteki durum ortaya çıksın, belgelensin) Biz de eksikleri ile çatı kaplamalarını çizdik. Sonra bir pazartesi geldik ki bir daha çizmek gerekiyor, neden derseniz gece birileri kamyonla gelmiş tarihi yapının yanına park edip, tırmanmış ve yapının metal çatı kaplamalarını çalmış.) Hırsızlığı yapanlar yakalanmadı, biz çatıyı tekrar üzülerek çizdik, tavan zamanla daha da su aldı ve yapıda bozulmalar hızlandı.

sibyan-tavan_kucuk

tavan-gobek TAVAN

DARÜŞŞİFA

Külliyenin en özgün ve Osmanlı mimari tarihinde eşi olmayan yapısı darüşşifadır. Kapısındaki kitabenin son mısrası, Hadika’ya göre, “Darü’ş-şifa vafi-i nas cihan” dır ve 957/1550’ye tekabül etmektedir. Külliyenin diğer yapılarının aksine kuzeyden ilginç bir girişle geçilen sekizgen planlı bir açık avlu etrafında düzenlenen bu yapı, kubbe ile örtülü bu mekanlardan oluşan bir kompozisyonun ulaşabileceği esnekliğin ve Sinan’ın mekan düzenleme dehasının en güçlü örneğidir. Avluya açılan iki kubbeyle örtülü eyvandan on birer kare-kubbe ünitesine geçilmektedir. Burası hem ilaç verilen, hem de tımarhane ödevi gören ana bölümdür. Arkadaki yapıya bir kol olarak eklenen ve imaretle darüşşifa arasında kalan yoldan girilen bölümdeki iki bağımsız odanın ise ilaç hazırlamak için kullanıldığı düşünülebilir. Darüşşifa avlusundan geçilen kuzeydeki küçük avluda helalar düzenlenmiştir. (bak. Haseki Darüşşifası ve Hastanesi).

DSCN1095

İMARET: Sinan yapıları arasında yazılmamış olan imaretin, onun tarafından kontrol edilmemiş olması olanaksızdır. Bu imaretin simetrik ve ilginç bir planı vardır. Önce revaklı bir avluya girilmekte ve bunun aksını büyük mutfak işgal etmektedir. Mutfak, ocakların bulunduğu dört kubbeli ve bacalı ocak bölümü ile, iki büyük kubbeli aşevinden oluşmaktadır. Avludan girilen ikişer kubbeli dört eşdeğerli bölümün mutfakla ilişkileri ancak avlu yoluyla olmaktadır. İmaretin mutfak bacaları kayda değer öğelerdir. Mutfak alanlarını kapatan kubbelerin üstlerinden yükselen bacalar tüm komplekse özgün bir form vermekte ve güney cephesinde hoş bir siluet yaratmaktadır.

imaret_kucuk_mitademoya DSC_0020

Rotation-of-DSCN1164 DSC_0005 Rotation-of-DSCN1099

imaret sokatan

2404653403_aa5105d7dc

AHŞAP EV: Külliye içinde sonradan eklenen bir ahşap ev bulunmaktadır. Bu evin caminin imamı için sonradan yapıldığı düşünülmektedir. Ahşap yapı, taş dış duvar üzerine çıkmalı güzel bir yapıdır. Evin girişi külliyenin içindendir ve hemen güneydeki imaret girişi kapısının yanındadır.

Sokak-Cephesi8

Birçok yangın ve deprem geçirmiş olan bu yapı 1967-1969 arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Club Mediterraneen arasında yapılan bir anlaşma ile turistik bir tesis yapılmak üzere restore edilmiş, fakat mahalle sakinlerinin itirazları üzerine bu kullanımdan vazgeçilerek, Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilmiştir. Bu sırada Sinan’ın mekan düzenleme açısından en güzel yapılarından biri olan darüşşifanın eyvanları, demir doğramalı camekanlarla kapatıldığı için yapı mekânsal özelliğini yitirmiştir.

gp_718619

The English version of this article